Ecüş ile Mecüş Kur'an'da geçiyor mu ?

Munevver

Global Mod
Global Mod
Ecüş ile Mecüş Kur’an’da Geçiyor mu? Asıl İsim “Ye’cûc ve Me’cûc” mü?

“Ecüş ve Mecüş” ifadesini ilk kez duyduğumda benim de aklıma gelen soru şu olurdu: Acaba Kur’an’da gerçekten böyle bir isim mi geçiyor, yoksa halk arasında zamanla değişmiş bir söyleyiş mi? Özellikle Ye’cûc ve Me’cûc konusu açıldığında farklı yazımlarla karşılaşmak oldukça kolay. Kimi yerde “Ecüş-Mecüş”, kimi yerde “Yecüc-Mecüc”, kimi yerde de “Ye’cûc-Me’cûc” deniyor.

Burada önemli olan, kulağa nasıl geldiğinden çok Kur’an’ın Arapça metninde hangi kelimelerin kullanıldığına bakmak. Çünkü dini metinlerde bir ismin halk arasındaki telaffuzu ile asli metindeki biçimi arasında fark bulunabilir. Bu nedenle konuyu hem Kur’an ayetleri hem Diyanet’in tefsir açıklamaları hem de tarihî-kültürel açıdan değerlendirmek daha sağlıklı.

Kısa cevap şu: Kur’an’da “Ecüş ve Mecüş” şeklinde değil, “Ye’cûc ve Me’cûc” şeklinde geçer. Kur’an’da bu iki isim doğrudan iki yerde karşımıza çıkar: Kehf sûresi 18/94 ve Enbiyâ sûresi 21/96.

Kuran Diyanet

+1

Kur’an’da Tam Olarak Nerede Geçiyor?

İlk ve daha ayrıntılı anlatım Kehf sûresi 94-97. ayetler arasındadır. Burada Zülkarneyn kıssasının bir bölümünde, bir topluluğun Ye’cûc ve Me’cûc’ten şikâyet ettiği anlatılır.

Kehf 18/94’te ilgili ifade şöyledir:

“Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye’cûc ve Me’cûc bozgunculuk yapmaktadırlar...”

Kuran Diyanet

Ardından Zülkarneyn’in iki dağ arasına bir engel inşa etmesi anlatılır. Ayetlerde demir kütlelerinden ve üzerine eritilmiş bakır dökülmesinden söz edilir. Sonuçta Ye’cûc ve Me’cûc’ün bu engeli aşamadığı veya delemediği belirtilir.

Kuran Diyanet

+1

İkinci açık kullanım ise Enbiyâ sûresi 21/96 ayetindedir:

“Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman...”

Kuran Diyanet

Burada ilginç bir ayrıntı var. İlk anlatımda olay Zülkarneyn ve sed bağlamında ele alınırken, Enbiyâ sûresindeki kullanım daha çok geleceğe ve kıyametle ilişkilendirilen bir gelişmeye bağlanıyor.

Dolayısıyla Kur’an’daki kullanım sayısını açıkça ifade edersek:

Kehf 18/94: Ye’cûc ve Me’cûc

Enbiyâ 21/96: Ye’cûc ve Me’cûc

Toplam açık isim kullanımı: 2 ayet

Buradaki “2” sayısı “iki farklı olay” anlamına gelmek zorunda değildir. Aynı konunun farklı surelerde farklı bağlamlarda ele alınması söz konusudur.

Peki “Ecüş ve Mecüş” Nereden Çıkıyor?

“Ecüş-Mecüş” ifadesinin Kur’an’daki Arapça yazım olmadığını belirtmek gerekir. Kur’an’ın ilgili Arapça metninde kelimeler يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ şeklindedir ve Türkçe dinî literatürde yaygın karşılığı Ye’cûc ve Me’cûc biçimindedir. Diyanet’in Kur’an portalındaki metinlerde de bu kullanım açıkça görülür.

Kuran Diyanet

+1

Burada dilbilim açısından önemli bir mesele var: Arapçadan başka dillere aktarılan özel isimlerde ses değişiklikleri yaşanabilir. Özellikle Arapça’daki hemze, ayn, cim gibi seslerin Türkçede birebir karşılığının bulunmadığı durumlarda farklı telaffuzlar ortaya çıkabilir.

Bu yüzden internette veya günlük konuşmada “Yecüc Mecüc”, “Ye’cüc Me’cüc”, “Ecüş Mecüş” gibi farklı biçimlere rastlamak, bunların Kur’an’da ayrı ayrı geçtiği anlamına gelmez.

Bir başka ifadeyle, “Ecüş-Mecüş” ile “Ye’cûc-Me’cûc” aynı konunun halk arasındaki farklı söyleyişleri olarak değerlendirilebilir; fakat Kur’an metnindeki şekil Ye’cûc ve Me’cûc’dür.

Ye’cûc ve Me’cûc Kimdir? Kur’an Bu Konuda Ne Kadar Bilgi Veriyor?

Burada bence en çok dikkat edilmesi gereken nokta şu: Kur’an, Ye’cûc ve Me’cûc’ten söz ediyor fakat onların kimliği konusunda internette dolaşan kadar ayrıntılı bilgi vermiyor.

Diyanet’in Kehf sûresi tefsirinde özellikle bu husus vurgulanıyor: Kur’an-ı Kerîm, Ye’cûc ve Me’cûc’ün kim olduğu, nerede yaşadığı ve hangi dönemde bulunduğu konusunda açık bir bilgi vermiyor.

Kuran Diyanet

Bu ayrım çok önemli.

Çünkü bugün sosyal medyada “Ye’cûc ve Me’cûc kesin olarak şu millettir”, “şu coğrafyada yaşamışlardır”, “sed kesin olarak şu ülkededir” gibi kesin ifadelerle karşılaşabiliyoruz. Oysa Kur’an metninin kendisi bu ayrıntıları açık biçimde vermiyor.

Diyanet tefsirinde tarihçilerin Ye’cûc ve Me’cûc’ü Hz. Nûh’un oğlu Yâfes’in soyundan gelen iki kabile şeklinde değerlendirdikleri aktarılıyor; ancak bu, Kur’an’ın doğrudan verdiği bir kimlik bilgisi olarak sunulmuyor.

Kuran Diyanet

Bu noktada dinî metin ile sonraki tarihî yorumları birbirinden ayırmak gerekiyor.

Zülkarneyn’in Seddi Gerçek Bir Yapı mıydı?

Kehf sûresindeki anlatının en dikkat çekici bölümlerinden biri sed inşasıdır.

Topluluk, Ye’cûc ve Me’cûc’ün yeryüzünde bozgunculuk yaptığını söyleyerek Zülkarneyn’den kendileriyle onların arasına bir engel yapmasını ister. Zülkarneyn ise bunun karşılığında para istemek yerine halktan fiziksel güç ve iş gücüyle yardım etmelerini ister. Daha sonra demir kütleleri kullanılır ve üzerine eritilmiş bakır dökülür.

Kuran Diyanet

Burada modern mühendislik açısından da ilginç bir anlatı görüyoruz.

Bugün bir altyapı projesi düşünüldüğünde yalnızca malzeme değil, iş gücü, organizasyon, coğrafya, güvenlik ve sürdürülebilirlik de önemlidir. Kehf anlatısında da Zülkarneyn'in yalnızca “güçlü bir hükümdar” olarak değil, kaynakları organize eden ve yerel halkı projeye dahil eden bir yönetici olarak tasvir edildiği görülüyor.

Bu açıdan kıssaya sadece “gizemli bir duvar” olarak bakmak yerine yönetim ve mühendislik perspektifinden okumak da mümkün.

Fakat burada yine sınırı korumak gerekiyor: Kur’an bize bu yapının modern dünyadaki kesin coğrafi konumunu bildirmiyor.

“Çin Seddi Ye’cûc ve Me’cûc Seddi mi?” Sorusu Neden Bu Kadar Yaygın?

Gerçek hayatta en sık karşılaşılan örneklerden biri Çin Seddi ile Ye’cûc ve Me’cûc seddi arasında bağlantı kurulmasıdır.

Çin Seddi, gerçekten çok büyük ve tarih boyunca farklı dönemlerde inşa edilmiş savunma yapılarından oluşan bir sistemdir. Bu nedenle zihinsel olarak “büyük duvar + dışarıdaki toplulukların saldırısı” fikriyle Kur’an’daki sed anlatısı arasında benzerlik kurulması anlaşılabilir.

Fakat benzerlik, özdeşlik anlamına gelmez.

Kur’an ayetleri Çin Seddi'nin adını vermez. Diyanet tefsiri de Ye’cûc ve Me’cûc’ün nerede yaşadığı konusunda Kur’an'ın açık bir coğrafi konum bildirmediğini belirtir.

Kuran Diyanet

Bu yüzden “Çin Seddi kesinlikle Ye’cûc ve Me’cûc sedidir” şeklindeki bir cümle, mevcut Kur’an metninden çıkarılabilecek kesin bir sonuç değildir.
 
Üst